abanmak

-e
1. 扑向, 跌向, 俯身于: annesinin kucağına \abanmak 扑入母亲的怀抱 ayaklara (或 yerlere) \abanmak 跌倒, 摔倒 üstüme \abanmak 倒在我身上 Üzeri kâğıtlarla örtülü bir masaya abanmış. 他俯身在堆满稿纸的桌子上。
2. 依, 扶, 傍, 撑, 靠: yatağa abanarak kalkmak 扶着床站起来 Abanarak ve korseli göğsünü âdeta kavalyesinin göğsünde ezerek dansediyordu. 她倾着身子跳着舞, 戴着文胸的胸脯几乎要压着舞伴的胸脯上。Yolcu küpeşteye abanmış, denize bakıyor. 这位乘客倚着船舷, 眺望大海。
3. 俚́ 依靠, 依赖, 靠某人赡养

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • abanmak — e 1) Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun? B. Felek 2) Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak Baba, ya Allah nidası ile yerinden zorla, oğluna abanarak kalktı. R. H. Karay 3) Güç vererek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ardılmak — abanmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • abanıvermek — e Ansızın, çabucak abanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abanma — is. Abanmak işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çullanmak — e 1) Alta almak için birinin üzerine abanmak Hepsi, yeni gelenin üstüne çullanarak zavallıyı dövüyorlardı. P. Safa 2) nsz, mec. Birini bezdirecek, bıktıracak kadar üzerine gitmek Kız bu şakaya darılır gibi oldu; lakin Paşa bunu görünce daha… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüklenmek — e 1) Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak Daha şimdiden evin bütün işleri Peyker in üstüne yüklenmiş. M. Ş. Esendal 2) Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak Araba durdukça önümdekine, kalktıkça arkamdakine …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.